hala kasetlerine (tabi kaset filan kalmadı da)dokunanları kovalıyo musun? :))
istanbul'dan ankara'ya telefon edip "ayakkabı, kemer, çorap ve baksır" sipariş ediyor. "kargoya ver parasını burda ben öderim" falan diyor.
çok ciddiye almadım. hee dedim geçtim.
bi gelen bi giden pir gelen pir giden, acep ikametgahı istanbula almadan istanbulda takılırsam deprem bişicik yapmaz mı diyen?... eeh anlamadıgın dillerden konuscam ben. ole alıstık. gene gel. bak bitiyo yaz okulumsu.
bu da deli evet. ablamla tımarhaneden tanışıyorlar zaten.
nedir yani?
ice age coming!
bir avangard'dır tutturmuş.
free jazz diye bağıranların önde gideni.
ben anlamam cazdan sazdan.
benimki yalnızca laf kalabalığı..
ahah kafa kalmadı armonik cetvelini anlamaya çalışmaktan. öperin ama.
dehşetengiiiiizz!!
vakıfbankın önü sen olmadan çok ıssız.
evde tek başıma film izler oldum geceleri, çekirdek çitleyip sinirimi bozanım yok.
festivaller geliyor geçiyor, ama sen o hiç olmadık zamanlarda yaptığın gibi "hadi sinemaya gidelim" demez oldun.
sokakta yürürken oyuncak bebeklerin sesiyle dansedemiyorum artık, deli diyorlar.
söylediğim her sözü kendi kendime kabullenir oldum, muhalifim yok!
böbrek alacam marketten. ne olur geri dön!!
değiştir artık şu fotoğrafları olm. kafan olmuş 3 numero, sen hala uzun saçla karizma yapabilir miyimin derdindesin ahahayt. =)
sürekli imaj değiştiriyor. her hafta başka bir yüzle kapımda beliriyor. her defasında biraz daha yakışıklı oluyor bu manyak herif. sinematik partnerim, cuma ve cumartesi gecelerimin şaka makinası. böyle bir komiklikler bir kahkahalar. seviyorum işte. artık olmayan saçlarına da bayılıyorum ayrıca.
ha bazen iki işi bir arada yapmaya çalışırken eline yüzüne bulaştırıyor, farketmeden kalp kırıyor. o konuda bişiy diyemiciim. ahah =))